Büyüklere Yarım Yamalak Bir Masal
Gri asfalttan, iki yanı duvar çevrili geniş yol..
Sürü geçmiş.
Zayıf olanlar, öbek öbek ölmüş.
Bir yığın sırtlan, bir yığın kaplan, bir yığın aslan var.
Kimse kendi türünün ölüsünü yemiyor.
Önce hayatta kalan sırtlanlar, sonra kaplanlar ve en son aslanlar geliyor.
Aslanlar, sırtlanları geri püskürtüyor.
Kendi türünü yemeyeceklerini söylüyorlar.
Vahşi hayvanların geçişine izin veren bir kaç grup hayatta kalmış insan var.
Vahşiler onlara dokunmayıp yol boyunca adeta selam verip koşmaya, uzaklaşmaya başlıyorlar.
Hüzünlü ve yaslı bir geçit..
Gri asfalt, biraz ileride ölen insanlara çıkıyor.
İki yani yüksek duvar, yer yer kırılmış.
Kırık yerlerden orman taşıyor, ormana saklanmış insanlar..
Küçük, ayakkabısız bir çocuk elimi tutuyor.
Ona ayakkabı bulmamız gerektiğini söylüyorum.
Bu sırada ellerde kalan yiyecekler paylaştırılıyor.
Gri asfalt bitiyor.
Yoğun bir kalabalık, yas hazırlığında.
Bir grup, ölen hayvalarla, insanların üzerine muhteşem güzellikte çiçekler bırakıyor, ağ gibi sarıyorlar, tür ayırt etmeksizin tüm ölenleri.
Yas çiçekleriyle örüyorlar naaşları.
Mezar için vakit yok.
Anlayamadığım bir kaos devam ediyor, bu kadar ölüme sebep olan şey bir savaş mı, hastalık mı?
Bilmiyorum ama daha çok soykırıma benziyor.
Hem ırk ayırt etmeksizin insan, hem tür ayırmadan hayvan..
Ruhlar adasına yürüyeceğiz diyorum.
Ölenlerimizin üstüne örtüğümüz siyah bir branda var.
Hatırlayamadığım bir konuşma yapıyorum.
İstasyona benziyor, ağaçların etrafında binlerce ölü ve canlı insan var.
İnsanlar çoğalıyor, bizimle yani yanımda getirdiğim vahşi sürüyle, ruhlar adasına yürüyecekler.
Bir melodi başlıyor, kimse sözlerini bilmiyor ama aynı ağıttı yakıyor.
Gri asfaltın sonunda, her iki tarafı ağaçlıklı olan yolda yürüyüş hazırlıkları tamamlanıyor.
Yas ve savaş cümleleri giyilmiş.
Protesto yürüyüşüne benziyor ama değil bir ayin.
Ağıtın sözleri yükseliyor her ağızdan
"....uyuyanlar içinde bir orman.."
Ağıt yükselirken kaybettiğim hafızam tazeleniyor.
Bu yarım masalın Şamanı benim.
Çingeneler elime çiçekler koyuyor.
Renklerini yeniden hafızama yükleniyor.
Savaşın neden başladığını anımsıyorum.
Mavi'nin Mor'u kaybettiği dağa yürüyoruz.
Bu baş kaldırı sonumuz olacak biliyoruz.
Yazar Notu:
"Mor Maviye Sevdalı" kitabından.
Hiç yayımlanmadı.