0 %

Modern Dünyada Divan Şiirinin İzlerini Görmek: Muharrem Kayar Şiiri

Muharrem Kayar, divan şiirini modern dünyayla buluşturur; aşk, ayrılık ve İstanbul temalarıyla geçmişin estetiğini günümüze taşır.

Modern Dünyada Divan Şiirinin İzlerini Görmek: Muharrem Kayar Şiiri 


 Muharrem Kayar; dizeleriyle modern dünyada klasik edebiyatın tohumlarını
yeşertmeye devam eden, gelenekle günceli sentezleyen önemli bir isimdir.
İstanbul doğumlu şair, sanatsal köklerini klasik Türk edebiyatına
dayandırmaktadır. Divan edebiyatını ;gerçek şiirimiz olarak nitelendiren ve bu
birikimi modernize ederek özgün bir şiir dili inşa eden Kayar’ın eserleri mercek
altına alındığında, bu anlayışın zamanla derinlikli bir şiirsel yolculuğa
dönüştüğü görülmektedir. Şairin çeşitli dergilerde kalem arkadaşlığı da yaptığı
genç yazar Buğra Pişkincan, bu yolculuğun editörlüğünü yürütmekle birlikte,
sanatçının gelecek eserlerinin de yayın hazırlığını üstlenmektedir.

Şair, Şehrengiz adlı kitabında okuru bazen Emirgân’da bir sonbahar iklimine
götürür, bazen de sevda çiçeğinin tam kalbinden seslenir. Bu estetik ve
duygusal birikimin izlerini en yoğun biçimde sürebileceğimiz metinlerden biri,
şüphesiz şairin “Unutulmuş Güzellik” şiiridir. Kayar, bu şiirde güzelliği İstanbul
şairi Nedim’in sesinde yeniden bulur. Sevgiliyle yaşanan o müstesna günleri
16. yüzyılın tınısında aramasının temel sebebi, edebiyatın yalnızca duygulara
tercüman olmakla kalmayıp, ruhu tekrar yaşanmak istenen zaman dilimlerine
taşıma gücüdür. Şiirde belirginleşen bir diğer baskın duygu ise ayrılıktır. Şair,
bu hüznü "Şiirlerimi kelepçelediler"; dizesiyle o denli çarpıcı bir biçimde tarif
eder ki; o noktadan sonra yalnızca sevgililer değil, dizeler de derin bir
sessizliğe bürünür.

Esere adını veren “Şehrengiz” şiiri ise özel bir ilgiyi hak eder. Klasik edebiyatta
bir şehrin güzelliklerini ve o şehrin güzel insanlarını konu edinen bu tür,
Kayar’ın kaleminde modern bir anlam kazanır. Şair, bir röportajında şiirlerine
özel isimler vermeyi sevdiğini ve kitaba adını verirken İstanbul’da müdavimi
olduğu aynı isimli bir kafeden esinlendiğini belirtmektedir (Kayar, 2025). Bu
şiirde şair, doğrudan ;cânanına seslenir. Aşk onun için bir hastalık olsa da
bu marazın dermanı ve merhemi yine sevgilinin kendisindedir. Şiirin en vurucu
noktası olan ";Sözleşmeleri yırtıp atmalı / Şehrengiz'de ahitlerimiz yansın"
ifadeleri, aslında sembolik bir kopuşu ve arınmayı simgeler. Kayar burada hem
aşkın büyüleyiciliğine hem de insanın zincirlerini kırma arzusuna işaret ederek,
geçmişin bağlarını yakıp yeni bir özgürlüğe kapı aralar.

“Tumturak” başlıklı şiir ise klasik bir nazım biçimi olan muhammes türünde
kaleme alınmıştır. Genel poetikasında divan edebiyatı formlarını modern şiire
uyarlayan şair, bu eserinde sevgiliyle yan yana olduğu bir ânı resmeder. Ancak
bu beraberlik o denli güçlü bir enerjiye sahiptir ki adeta şehrin sigortalarını
attırır. Mesleki olarak elektrik işiyle uğraşan şairin, gündelik yaşam pratiği ile
imge dünyası arasında kurduğu bu köprü, şiire realist ve samimi bir derinlik
katar. Sevgiliyle yan yana gelindiğinde koca bir şehrin susması, ancak aşık bir
kalbin duyabileceği o eşsiz sessizliği temsil eder. Şair bu huzuru, "Bütün hayal
kırıkları durulsun." (Kayar, s. 65) ifadesiyle taçlandırır. Sevgili yanındayken tüm
hayal kırıklıkları silinir; çünkü gerçek hayal, sevgilinin bizatihi varlığına
ulaşmaktır.

Muharrem Kayar, incelediğimiz bu dizelerde klasik söylemin güçlü lafızlarını ve
mazmunlarını ustalıkla modern dünyaya taşımıştır. Şiir, onun kaleminde
zaman ve mekânın ötesine geçerek insanın en derin duygu katmanlarına
dokunan büyülü bir türe dönüşür. Bu büyü; bazen unutulmuş bir hatıranın
kalbe usulca dokunuşu, bazen de dilsiz acıların sessiz çığlığıdır. Kayar’ın
dizelerinde yankılanan bu ses, geçmiş ile bugünü aynı kalp atışında
buluşturarak okuru kendi iç dünyasının en kuytu köşelerine davet eder.
Nihayetinde insan bu dizeler arasında gezinirken anlar ki; şiir sadece
okunmaz, hissedilir; sadece anlaşılmaz, yaşanır.